You are learning table manners & sharing: you will read the scene it happens in, learn 10 words and phrases, take apart the pattern behind them (biz — we (first person plural)), hear them in a conversation, rehearse them, and finish by saying one thing out loud to be graded.
A family dinner in a Fatih neighborhood home, Istanbul
Arkadaşım Elif beni ailesinin evine davet etti. Fatih'te eski bir İstanbul mahallesi. Kapıyı açıyorlar. "Hoş geldin! Buyurun, buyurun!" Elif'in annesi sıcak bir kadın.
Sofra hazır -- büyük bir masa, ortada yemekler. Dolma, karnıyarık, pilav, cacık, ekmek. Her şey ev yapımı. "Bismillah! Buyurun, başlayalım!" diyor baba.
Herkes aynı tabaktan alıyor. Elif'in annesi tabağıma daha çok koyuyor. "Ye, ye! Daha al!" Dolma harika -- asma yaprağı, pirinç, baharat. Karnıyarık sıcak ve lezzetli.
"Toğum!" diyorum. "Daha ye! Az yedin!" diyor anne. Türk ailesinde 'hayır' demek çok zor! Tatlı geliyor -- sütlaç. "Ellerine sağlık anne!" diyor Elif. "Sağ olun!" diyor anne, gülümseyerek.