You are learning at the market: you will read the scene it happens in, learn 10 words and phrases, take apart the pattern behind them (market language: quantities, bargaining, questions), hear them in a conversation, rehearse them, and finish by saying one thing out loud to be graded.
Kadıköy Pazarı (Kadıköy Market), Saturday morning, bustling and colorful
Cumartesi sabahı Kadıköy Pazarı'na gittim. Pazar devasa. Her yerde renkler, kokular ve sesler. Satıcılar bağırıyor: 'Buyurun buyurun! Taze domates! Tatlı portakal!'
Önce sebze tezgahına gittim. 'Bu domates kaç lira?' diye sordum. 'Kilosu on lira' dedi satıcı. 'Bir kilo domates, yarım kilo biber verin' dedim. Hepsini poşete koydu.
Sonra peynirciye gittim. Beyaz peynir, kaşar peynir ve tulum peyniri vardı. 'Bakar mısınız, hangisi en taze?' dedim. 'Bugün hepsi taze' dedi gülerek. Beyaz peynir aldım.
En son zeytinciye uğradım. Siyah ve yeşil zeytin denedim. İkisi de çok lezzetliydi. 'Biraz daha ucuz olur mu?' dedim. Satıcı güldü ve biraz indirim yaptı. Pazardan mutlu çıktım.