You are learning turkish breakfast: you will read the scene it happens in, learn 10 words and phrases, take apart the pattern behind them (i̇le / -la/-le — with / without (birlikte / olmadan)), hear them in a conversation, rehearse them, and finish by saying one thing out loud to be graded.
A breakfast café in Beşiktaş, Istanbul
Pazar sabahı Beşiktaş'ta bir kahvaltı kafesi. Masa büyük ve her yerde tabak var. Beyaz peynir, kaşar peyniri, siyah zeytin, yeşil zeytin, domates, salatalık, bal, kaymak, tereyağı, reçel...
"Günaydın! Serpme kahvaltı istiyorum, lütfen." Garson gülümsüyor. "Tabii efendim! Çay mı kahve mi?" "Çay, şekersiz, lütfen."
Masada yirmi tabak var! Menemen geliyor -- yumurta, domates ve biber ile pişmiş. Sıcak ve renkli. Bir de simit ve taze ekmek.
Ekmeğe tereyağı sürüyorum, üstüne bal koyuyorum. "Mmm! Bal ile tereyağı harika!" Peynir ve zeytin yiyorum. Çay içiyorum. Bu İstanbul'un en güzel geleneği -- yavaş, uzun, güzel bir kahvaltı.